Ocak 5, 2026

Hub & Spoke Kartelleri: Rekabet Hukuku Kapsamında Yeni Bir İhlal Türü

GİRİŞ

Rekabet hukukunun temel amacı, piyasada etkin bir rekabet ortamının sağlanması ve korunmasıdır. Bu kapsamda, rekabeti bozucu anlaşmalar ve uygulamalar, özellikle karteller, Rekabet Kurumu tarafından sıkı bir şekilde denetlenmektedir. Bilinen kartel türleri arasında yatay ve dikey anlaşmalar sıklıkla karşımıza çıkarken, son yıllarda bu iki ihlal biçiminin birleşimi olarak tanımlanabilecek hub & spoke kartellerinin artışı dikkat çekmektedir. Hub & spoke kartelleri, tedarikçi ve perakendeciler arasındaki ilişkilerde ortaya çıkan ve rekabeti dolaylı yollarla sınırlayan bir ihlal türü olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Bu kartel türünde, tedarikçi (hub) aracılığıyla rakip perakendeciler (spokes) arasında dolaylı bir iletişim ağı kurularak fiyatlar ve reklam anlaşmaları gibi diğer ticari koşullar koordine edilmektedir. Görüleceği üzere bu mekanizmada örnek olarak pazarın aynı seviyesinde faaliyet gösteren rakip tedarikçiler birbirleri arasında doğrudan iletişim kurmamakta, söz konusu koordinasyon merkez teşebbüs tarafından sağlanmaktadır. Bu sebeple karmaşık bir rekabet ihlali içeren bu yapının tespit edilmesi ve analizinin yapılması da uzun ve detaylı bir araştırma gerektirebilmektedir.

A. HUB & SPOKE KARTELLERİNİN UNSURLARI

Pazarlar prensip olarak bir tedarik zinciri üzerinden yapılanır ve her bir basamakta birden fazla aktör vardır. Bu aktörlerin arasındaki ilişki bakımından rekabet hukuku çerçevesinde; aynı basamakta faaliyet gösteren aktörlerin arasındaki “yatay ilişki”, aynı veya bağlantılı pazarda ancak farklı basamaklarda faaliyet gösteren aktörlerin arasındaki “dikey ilişki” olarak ifade edilmektedir. 

Hub & spoke uygulamasının varlığı için, bir dikey ve iki yatay olmak üzere, en az üç aktör gerekmektedir. Yatay ve dikey ilişki haline bağlı olarak, aynı üretim veya dağıtım basamağında yer alan rakipler arasında yapılan rekabeti sınırlayıcı anlaşmalar (yatay ihlaller) ve tedarik zincirinin farklı seviyelerinde bulunan üretici, tedarikçi veya perakendeciler arasındaki rekabeti sınırlayan anlaşmalar (dikey ihlaller) hub & spoke ihlallerinin temelini oluşturacaktır. Hub & spoke kartelleri, bu iki ihlali birleştirerek rakipler arasında dolaylı bir yatay iş birliği sağlamakta ve bu iş birliği tedarikçi aracılığıyla gerçekleştirilmekte, dolayısıyla dikey bir ilişki de içermektedir. 

Bu kartel yapısında genellikle bir tedarikçi veya distribütör (hub), piyasadaki rakip perakendecilerden (spokes) topladığı fiyat bilgilerini diğer perakendecilere ileterek fiyatların veya ticari koşulların oluşması noktasında koordinasyonunu sağlar. Buradaki kritik unsur, rakipler arasında doğrudan bir iletişim olmamasına rağmen, dolaylı yollarla rekabetin sınırlandırılmasıdır. Bu dolaylı iletişimin tespiti zor olmakla birlikte hub & spoke kartellerinde ihlalin tespit edilebilmesi için belirli unsurların mevcut olması gerekmektedir. Öncelikle tarafların tedarikçiden gelen bilginin aslında rakip tarafından geldiğini bilmeleri veya en azından bu durumun farkında olmaları ihlalin kurucu unsurlarındandır. Tedarikçi, adeta bir “bilgi merkezi” görevi görerek rakipler arasında bir köprü kurar ve bu süreçte fiyatlar üzerinde belirleyici bir etki yaratır.

Ayrıca, bu bilgi değişiminin rekabeti kısıtlayıcı bir amaç taşıması veya piyasa üzerinde rekabeti sınırlayıcı bir etki yaratması yeterlidir. Rekabet Kurulu, bu tür durumlarda tarafların kasıtlı bir iş birliği içerisinde olup olmadıklarını ve piyasa dinamiklerini nasıl etkilediklerini detaylı bir şekilde incelemektedir.

B. HUB & SPOKE KARTELLERİNİN TÜRLERİ

Hub & spoke kartelleri, uygulama biçimlerine göre farklı kategorilere ayrılabilir. En yaygın görülen türlerinden biri, fiyat koordinasyonu yoluyla gerçekleştirilen ihlallerdir. Bu durumda tedarikçi, farklı perakendecilerden topladığı fiyat bilgilerini bir merkez görevi görerek tedarikçinin rakiplerine iletmekte ve fiyatların belirli bir seviyede sabitlenmesini sağlamaktadır. Bu tür bir uygulama, tüketiciler açısından daha yüksek fiyatlarla karşılaşma riskini artırmakta ve piyasa rekabetini olumsuz yönde etkilemektedir. Diğer yandan fiyat koordinasyonun aktörlerin faaliyet gösterdiği pazardan bağımsız faaliyet gösteren üçüncü kişiler tarafından yapılması da hub & spoke kartel türlerinden biri olarak gösterilebilir.

Bir diğer önemli tür ise indirim ve promosyon koordinasyonu üzerinden gerçekleşmektedir. Bu yolla tedarikçi, perakendecilere sunduğu indirim ve kampanya bilgilerini rakipler arasında paylaşarak rekabetin doğasını bozmaktadır. Bu durumda, piyasada görülen kampanya ve indirimler, tüketicilere rekabetçi bir ortam sunmak yerine, önceden belirlenmiş ve koordine edilmiş fiyat politikalarının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Ayrıca, stok ve dağıtım koordinasyonu da hub & spoke kartellerinin bir diğer türüdür. Tedarikçi, ürünlerin arz ve stok durumlarını rakipler arasında koordine ederek rekabeti sınırlandırabilir. Bu durum, piyasada arz fazlası veya eksikliği yaratılarak fiyatların manipüle edilmesine yol açabilir. Rekabet Kurulu’nun  21-53/747-360 sayılı ve 28.10.2021 tarihli kararında bu ihlal türlerinden bahsedildiği görülmektedir. Bu tür ihlallerin ortak noktası, tedarikçi aracılığıyla gerçekleştirilen dolaylı bilgi paylaşımı ve bu bilginin rakipler arasında rekabeti sınırlayıcı bir şekilde kullanılmasıdır. Hub & spoke kartellerinin tespiti, doğrudan bir anlaşma olmaması nedeniyle zor olmakla birlikte Rekabet Kurulu’nun dikkatle incelediği ihlal türlerinden biridir.

C. REKABET KURULU KARARLARI KAPSAMINDA DEĞERLENDİRME

Rekabet Kurulu, hub & spoke kartellerine ilişkin çeşitli soruşturmalar yürütmüş ve bu kapsamda önemli kararlar almıştır. Bu kararlar arasında Zincir Marketler Kararı, Rekabet Kurulu tarihinde verilen en büyük ceza olması gerek hub & spoke kartellerinin Türkiye’deki yansımasını anlamak açısından kritik bir örnek teşkil etmektedir.

Rekabet Kurulu’nun  21-53/747-360 sayılı ve 28.10.2021 tarihli Zincir Marketler Kararı’nda Rekabet Kurulu’nun Türkiye’nin önde gelen beş büyük market zinciri hakkında yürüttüğü soruşturma, hub & spoke kartellerinin tespit edilmesi açısından önemli bir örnek sunmaktadır. Migros, Şok, BİM ve diğer büyük perakendeciler hakkında yürütülen bu soruşturmada, market zincirlerinin ortak tedarikçiler aracılığıyla fiyat bilgilerini birbirleriyle dolaylı olarak paylaştıkları tespit edilmiştir. Soruşturma sonucunda, tedarikçi firmaların bir marketten aldıkları fiyat bilgilerini diğer marketlere ileterek fiyatların belirli bir seviyede sabitlenmesine yol açtıkları ortaya çıkarılmıştır. Bu uygulama, piyasa dinamiklerini bozarak tüketici fiyatlarının yükselmesine ve rekabetin ciddi şekilde sınırlanmasına neden olmuştur. Rekabet Kurulu, bu durumu hub & spoke karteli olarak değerlendirmiş ve ilgili market zincirlerine cezai yaptırımlar uygulamıştır. Kararda, rakip perakendeciler arasında doğrudan bir anlaşma olmasa da tedarikçiler aracılığıyla gerçekleştirilen dolaylı bilgi paylaşımının rekabet ihlali teşkil ettiği vurgulanmıştır. Bu karar dolaylı bilgi değişimi yoluyla gerçekleştirilen rekabet ihlallerinin tespiti ve cezalandırılması konusunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilecektir.

SONUÇ

Aynı pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı şekilde bir araya gelerek fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket edilmesi konularında yaptıkları anlaşmalar kartel kapsamında değerlendirilmektedir. Hub & spoke kartelleri, rekabet hukukunun giderek daha fazla odaklandığı karmaşık bir ihlal türü olarak öne çıkmaktadır. Bu karteller hem yatay hem de dikey ihlal unsurlarını içermeleri nedeniyle geleneksel kartel yapılarından ayrılmakta ve tespiti zorlaştırmaktadır. Tedarikçiler aracılığıyla rakipler arasında gerçekleştirilen dolaylı bilgi değişimi, piyasa rekabetini sınırlamakta ve tüketiciler açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Rekabet Kurulu’nun Zincir Marketler Kararı, bu tür ihlallerin tespiti ve cezalandırılması konusunda önemli bir örnek teşkil etmektedir. Bu karar, dolaylı bilgi değişimi yoluyla gerçekleştirilen rekabet ihlallerine karşı daha sıkı denetimlerin yapılacağını ve caydırıcı cezaların uygulanacağını göstermektedir. Sonuç olarak, hub & spoke kartelleriyle mücadelede hem tedarikçilerin hem de perakendecilerin rekabet hukuku kurallarına uygun hareket etmeleri büyük önem taşımaktadır. Rekabet otoritelerinin bu tür ihlalleri tespit etmek için daha kapsamlı analizler yapması ve şirketlerin de bu süreçte şeffaflık ilkesine uygun davranması gerekmektedir.

Yazarlar

Gökçe Ergün

Gökçe Ergün

Kıdemli Avukat

Kağan Karaduman

Kağan Karaduman

Avukat