Dil

+90 (212) 217 12 55 +90 (212) 217 12 54 info@kilinclaw.com.tr

Makaleler

Kategoriler

Arşiv

Telefon
+90 (212) 217 12 55
Mart 21, 2022

Mesafeli Satış Sözleşmelerinde Tüketicinin Cayma Hakkı

Sözleşme Hukuku
Okunma Süresi: 3 dakika

Gündelik yaşamın bir parçası haline gelen ve pandemi ile önemi daha da artan e-ticaret ile tüketiciler e-ticaret firmalarının sağladıkları platformlar üzerinden alışveriş yapmaktadır. E-ticaret firmaları, ürün veya hizmetin tüketici tarafından satın alınabilmesi için mesafeli sözleşme akdetmektedir.

Mesafeli sözleşme, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (“Tüketici Kanunu”)’un 48. maddesinde, “satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dâhil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler” olarak tanımlanmaktadır.

  Tüketici Kanunu’nda mesafeli sözleşmelerin, uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşme olduğunun belirtilmesi elbette ki yeterli bir tanımlama değildir. Bu sebeple, kanun koyucu maddenin devamında bu tür sözleşmelerinin uygulanmasındaki usul ve esasların belirtildiği 27 Kasım 2014 tarihli ve 29188 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği (“Yönetmelik”)’e atıf yapmaktadır. Yönetmelik’in 5. maddesinde, mesafeli sözleşmelerin kurulmasından önce satıcı veya sağlayıcı tarafından tüketicinin bilgilendirilmesinin zorunlu olduğu hususlar açıkça belirtilmiştir. Bu bilgilendirme içeriğinde, tüketiciler için belki de en çok önem arz eden cayma hakkı bulunmaktadır. Zira takdir edileceği üzere; kurulan sözleşmesel ilişki, tüketici nezdinde herhangi bir ürün veya hizmetin fiziki olarak görülmeden veya deneyimlenmeden akdedilmesi nedeniyle tüketiciye teslim veya ifa edilen ürün ve hizmetin niteliklerinin satıcının bilgilendirdiği şekilde teslim edilmemesi veya yerine getirilmemesi riski bulunmaktadır. Hal böyle iken; Yönetmelik’te, tüketicinin sözleşmeden cayma hakkını kullanabilmesi için gerek şartlar, usul ve satıcının iade için öngördüğü üçüncü bir taşıyıcıya ilişkin bilgilerin de yer alması gerektiği, cayma bildiriminin yapılacağı açık adres vs. tüm hususlar düzenlenmiştir. Bu makalemiz kapsamında tüketicinin mesafeli satış sözleşmesinden cayma hakkına ilişkin yasal düzenlemeler değerlendirilecektir. 

Bu kapsamda, her ne kadar aksi kimi e-ticaret şirketlerin prosedürleri kapsamında hukuka aykırı olarak belirtilse de; Yönetmelik’in 9. maddesi uyarınca tüketici, ürünün kendisine tesliminden veya hizmet satın alımına ilişkin kurulan bir sözleşme var ise sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren14 (ondört) gün içerisinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. İlgili madde ile tüketicinin cayma hakkını kullanabilmesi için hiçbir gerekçenin dahi sunulmasına gerek olmadığı ve hatta bu hakkını kullanması için ürünün kendisine teslim edilmesinin dahi aranmadığı belirtilmektedir. Dolayısıyla, bu hususa aykırı olarak yer alan tüm sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır. 

Bu bağlamda, süreye ilişkin önem arz eden bir diğer husus ise; satıcı ya da sağlayıcının cayma hakkı konusunda tüketiciyi bilgilendirme yükümlülüğüne dayanmaktadır. Şöyle ki; eğer satıcı ya da sağlayıcı cayma hakkının kullanımı konusunda tüketiciyi Tüketici Kanunu ve Yönetmelik’te esasları belirtilen usullerde bilgilendirmez ise tüketici, cayma hakkını kullanmak için 14 (ondört) günlük süreye tabii tutulmamaktadır. Bu bilgilendirmenin usulüne uygun yapıldığının ispat yükümlülüğü ise satıcı ya da sağlayıcıya aittir. Ancak her halükarda cayma hakkının kullanılmasına ilişkin hak düşürücü süre, tüketicinin cayma süresinin bittiği tarihten itibaren 1 (bir) yıllık sürenin sonunda sona ermektedir.

Cayma hakkının tüketici tarafından Yönetmelik’te belirtilen süreler içerisinde kullanılması için tüketicinin yazılı ya da kalıcı verici saklayıcısı ile bu cayma hakkını kullandığına dair bildirimde yapması yeterli kabul edilmiştir. Burada belirtilen kalıcı veri saklayıcısı kavramı ise Yönetmelik’te “tüketicinin gönderdiği veya kendisine gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaşılmasına imkan veren kısa mesaj, elektronik posta, internet, disk, CD, DVD, hafıza kartı ve benzeri her türlü araç veya ortam” olarak tanımlanmıştır. Ancak bilindiği üzere; birçok e-ticaret firması internet sitelerinde tüketicilerin kolaylıkla cayma haklarını kullanabilmeleri için seçenekler de sunabilmektedir. 

Tüketicinin cayma hakkını kullandığına dair bildiriminin yapılmasından sonra ise satıcı ya da sağlayıcı bu talebin kendilerine ulaştığını tüketiciye bildirmekle yükümlüdür. Bunun akabinde ise bildirimin kendilerine ulaştığı tarihten itibaren 14 (ondört) gün içerisinde tüketiciden tahsil edilen tutarın iadesinin yapılması gerekmektedir. İadeye konu tutar, tüketicinin hangi ödeme kanalıyla ödeme yaptıysa aynı şekilde tüketiciye iade edilir. Hiçbir suretle satıcı ya da sağlayıcı bu hakkın kullanımından dolayı tüketiciye ek bir masraf yükleyememektedir. 

Dolayısıyla, mesafeli sözleşmelerde tüketicinin korunması adına belki de en önem arz eden hakkı olan cayma hakkı, kanun koyucu tarafından tüketici lehine düzenlenmiştir. Fakat belirtmek gerekir ki bu hakkın tüketici tarafından kullanılmasının istisnaları da bulunmaktadır. Bu istisnalar, Yönetmelik’in 15. maddesinde çabuk bozulabilen mallar, ambalajı açılmış vs. ürünler olarak detaylı bir şekilde belirtilmiştir. Kanun koyucu bu istinasların kural olmadığını ve tarafların her zaman aksini de sözleşme ile kararlaştırabileceğini vurgulamaktadır. 

Son olarak belirtmek isteriz ki taraflar arasında cayma hakkının kullanımına dair uyuşmazlık doğması halinde uyuşmazlığın çözümlenmesi için başvurulacak kurum açısından satın alınan ürünün veyahut hizmetin değeri önem arz edecektir. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın 16.12.2021 tarihli 31691 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68. ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6. Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ uyarınca; 

  • 10.280,00 (onbinikiyüzseksen) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem Heyetleri,
  • Büyükşehir statüsünde olan illerde 10.280,00 (onbinikiyüzseksen) Türk Lirası ile 15.430 (onbeşbindörtyüzotuz) Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri,
  • Büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde 15.430,00 (onbeşbindörtyüzotuz) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri,
  • Büyükşehir statüsünde olmayan illere bağlı ilçelerde 10.280,00 (onbinikiyüzseksen) Türk Lirası ile 15.430,00 (onbeşbindörtyüzotuz) Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetlerinin 

yetkili ve görevli olacağı düzenlenmiştir. 

Sözleşmeler
Kılınç Hukuk & Danışmanlık sözleşmelerin düzenlenmesi ve sözleşmenin tüm hukuk alanlarında hukuki danışmanlık vermektedir.

DAHA FAZLA MAKALELER SAYFASINA DÖN
@