Ara
Close this search box.
Ara
Close this search box.

Nisan 30, 2024

Markaların Sulandırılması Yoluyla Gerçekleşen Marka Hakkı İhlalleri

GİRİŞ

Markanın sahip olduğu stratejik önem neticesi ile markaların korunması gerekliliği ortaya çıkmış ancak uzun yıllar boyunca, markanın sahip olduğu kaynak gösterme fonksiyonu sebebiyle marka koruması yalnızca “markanın karıştırılması ihtimali” perspektifinden ele alınmıştır. Oysa, markaların kaynak gösterme dışında özellikle ticari hayatta pek çok fonksiyonu bulunmakta olup şirketlerin ve en önemli varlıklarından biri, yaratmış oldukları markalarının tanınırlığı ve güçlü bir marka imajıdır. 

Markanın sahip olduğu ayırt edici karakterin ve marka imajının zedelenmesinin önüne geçilmesi adına; markanın ayırt edici karakterinin zarar görmesini, tanınmış bir markanın özdeşinin ya da benzerinin aynı/benzer ya da farklı mal veya hizmetlerde haklı bir sebep olmaksızın kullanılması sonucu, tüketici nezdinde marka ile markayı taşıyan mal/hizmetler arasındaki bağlantının kademeli olarak azalması suretiyle zarar görmesi veya bu yönde ciddi bir ihtimalin bulunması olarak tanımlanabilecek “dilution/sulandırma” halinin de marka hakkı ihlali oluşturulacağı kabul edilmiş ve hem uluslararası alanda hem de pek çok ülkenin kendi iç hukukunda sulandırma haline ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

A. MARKANIN SULANDIRILMASINA İLİŞKİN DÜZENLEMELER 

Türk hukuku çerçevesinde markanın sulandırılmasına ilişkin düzenlemelere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) uyarınca yer verilmiş olup SMK madde 6/5 kapsamında tescil önceliği bulunan markalar Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallere karşı, farklı mal veya hizmet sınıflarında olsa dahi aynı veya benzer marka başvurularına karşı korunmuştur. 

Yine bu doğrultuda aynı maddenin gerekçesinde açıkça sulandırma kavramına işaret edilerek, tanınmış markaların sulandırılması ve tanınmış markalardan haksız yarar elde etme konusu Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları Sözleşmesi ve 2015/2424 sayılı AB Marka Tüzüğü ile uyumlu olarak düzenlenmiştir. Mevcut düzenlemeden farklı olarak başvuru sahibine başvuru yapma konusunda haklı sebepleri olduğunu ileri sürebilme imkânı tanınmış ve fıkra kapsamındaki korumanın, şartların sağlanması halinde mal veya hizmetlerin aynı, benzer veya farklı olup olmadığına bakılmaksızın sağlanacağı öngörülmüştür.

Bununla birlikte SMK madde 7/2-c kapsamında; aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması hallerinin marka sahibi tarafından önlenebileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu doğrultuda hem uluslararası düzenlemeler hem de SMK düzenlemeleri uyarınca, bir markanın sulandırmaya karşı korunabilmesi için; aşağıdaki koşulların tümünün birlikte gerçekleşmesi şartı arandığı söylenebilecektir.

  • Önceki Markanın Tanınmışlığı: Markanın tüketici nezdinde belirli bir düzeyde tanınmışlığa erişmiş olması gerekmektedir. Tanınmışlık, markanın taşıyan mal veya hizmetin hedef kitlesi içinde geniş bir kesim tarafından tanınması anlamına gelir. Tanınmışlığın tespitine ilişkin olarak tesis edilen General Motors kararında, sulandırmaya karşı korumadan yararlanabilmesi için, bu markayı taşıyan mal ve/veya hizmetin yöneldiği tüketici kitlesinin büyük bir kısmı tarafından bilinir olması gerektiği kararına varmıştır.
  • Taraf İşaretleri Arasındaki Bağlantı: Sulandırma iddiasında bulunan markanın, önceki markayla bir şekilde ilişkilendirilmesi tüketici nezdinde zihinsel bağlantının kurulmuş olması gerekmektedir. İşbu hususa ilişkin Türk hukuku kapsamında yasal bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Yargıtay tarafından tesis edilen bir kararda, tıraş bıçakları için tescilli “DERBY” markasının, ziraat ve endüstri sektöründe kullanılacak “DERBYTECH” markası arasında sektörlerin birbirinden çok farklı olması nedeniyle gerekli bağlantının kurulamayacağını belirtilerek taraf işaretleri arasındaki bağlantıya işaret etmiştir.
  • Önceki Markanın Tescilli veya Tescil İçin Başvuru Aşamasında Olması: Markanın tescilinin tamamlanmış ya da en azından tescil sürecinin başlatılmış olması gerekmektedir.
  • Sonraki İşaret Bakımından Markasal Kullanım: Markasal kullanım “markanın mal ve hizmetlerin köken itibarıyla farklılıklarını belirtmeye imkân veren kullanım şekli.” olarak tanımlanmakta olup SMK madde 7/2-c uyarınca tescil engellerine ilişkin olarak her iki taraf işaretlerinin de marka olması şartı aranırken marka ihlaline ilişkin olarak yalnızca önceki işaretin marka olması şartı aranmış, önceki işaretin marka olması şartıyla sonraki kullanımların marka olması gerekmediği ve herhangi bir işaret olabileceği hüküm altında alınmıştır.

B. SULANDIRMA HALLERİ

SMK madde 6/5 ve 7/2-c nezdinde iki tür ihlâl haline yer verilmiş olup bunlar (i) tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zarar görmesi (blurring), (ii) tanınmış markanın itibarının zarara uğraması (tarnishing) hâlleridir.

a. Gerçek Anlamda Sulandırma (Blurring)

Bulandırarak sulanma, “markanın ayırt ediciliğinin zarar görmesi, bir markanın rekabet hâlinde olmayan mal/hizmetlere ilişkin kullanılması sebebiyle markanın kimliğinin ve halkın zihninde tuttuğu yerin, başka bir ifadeyle markanın satış gücünün kademeli olarak kaybolması veya dağılması hâli” olarak tanımlanmaktadır. Tanınmış markaların, üçüncü kişilerce farklı mal ve hizmetlerde kullanılması markanın tüketici nezdindeki ticari imajını zayıflatarak satış gücünü azaltacak, markayı sıradanlaştıracak ve zaman içerisinde reklam gücünü ve ayırt ediciliğini aşındıracaktır.

Belirtmek gerekir ki, markanın tanınmışlığı arttıkça ayırt ediciliğinin zarar görme ihtimalinin de paralel olarak artacağı değerlendirilmektedir.

İşbu duruma ilişkin en önemli örneklerden biri, Tiffany & Co v Boston Club Inc davasında, Tiffany markasının davalı tarafından restoran adı olarak kullanılması durumunda, markanın davacının mücevheratlarını akla getirme olasılığının gittikçe azalacağını, bunun da markanın tekliğini, etkileyicilik seviyesini ve oluşturduğu itibarı yok edeceğini ifade edilerek markanın sulandırıldığı yönünde karar tesis edilmiştir.

Yargıtay içtihatları incelendiğinde ise tesis edilen bir kararda, davacının tescilli “CLIPPER” markasının, davalı adına farklı mal ve hizmetler yönünden tescil edilmesinin markanın ayırt edici karakterine, tanınmışlık düzeyine ve sahip olduğu yüksek reklâm gücüne büyük zarar vereceğini; başka bir deyişle, markanın artık sadece davacının çakmak emtiasını çağrıştırmayacağını ve markanın sulanmasına yol açacağını belirtmiştir.

b. Lekeleyerek Sulandırma (Tarnishing)

Lekeleyerek sulandırma ise, “ünlü marka ile sulandırılan marka arasındaki benzerlikten doğan ve ünlü markanın itibarının zarar görmesine sebebiyet veren ilişkilendirmenin sonucu” olarak tanımlanmakta olup markanın itibarının zarar görüp görmediği incelenirken mal ve hizmet sınıflarından ziyade, tescilinin kapsadığı emtialar dikkate alınarak bir inceleme gerçekleştirilmesi ve önceki tanınmış markanın müşterilerini çekmeyi amaçlaması gibi kullanımlar neticesinde marka itibarının zarar görmesi gerekmektedir.

Örnek olarak, Coca-Cola davasına konu olayda, davalı yazı stili ve renkleri “Coca-Cola” markası ile aynı olan “Enjoy Cocaine” ibaresinin yer aldığı posterlerin  markayı taşıyan ürünlerin kokain içerdiği ve posterden davacı şirketin sorumlu olduğu şeklinde yanlış bir algının oluşabileceğini, bunun da markanın itibarının zarar görmesine sebep olacağını, bunun yanı sıra diğer teşebbüslerin şirket ile anlaşma yapmaktan kaçınacaklarını ve bu sebeple önceki marka sahibinin finansal yönden kayba uğrayabileceğini ifade etmiştir.

Bununla birlikte Yargıtay tarafından tesis edilen RADO kararında, ahlaka aykırı bir kullanım olmamakla birlikte, ilgili markanın saat sektöründe tanınmış bir marka olduğu, temizlik ürünlerini içerecek şekilde farklı emtialar için tescil edilmesinin markanın itibarını zedeleyeceğinde yönünde hüküm kurmuştur.

Dolayısıyla, markanın yaratmış olduğu imaj ve itibarı gerek ahlaka aykırı kullanımlar gerekse de sonraki markanın tanınmış markadan farklı ve tezat yaratacak şekilde farklı emtialarda kullanımı yahut sonraki markanın yetersiz ve kalitesiz hizmet sunması nedeniyle tüketicilerin işbu sonraki marka hakkındaki kötü tecrübe ve algılarının önceki markaya iletilmesi suretiyle önceki tanınmış markanın zarar görmesi halinde, lekeleyerek sulandırmadan söz edilebilecek ve markanın tescilinin iptaline karar verilebilecektir.

C. SONUÇ

Markaların sulandırılmasıyla ilgili düzenlemeler, marka hukukunda önemli bir yer tutmaktadır. Zira hukuk düzeninde markanın sulandırılmasına ilişkin düzenlemelere yer verilmesi ile tanınmış markaların sahip olduğu ayırt edici karakter ve marka itibarı koruma altına alınmaktadır. Bu doğrultuda, Türk hukuku uyarınca SMK’nın ilgili hükümlerinde sulandırmaya ilişkin düzenlemelere yer verilmiş ve temel olarak gerçek anlamda sulandırma ve lekeleyerek sulandırma halleri hüküm altına alınmıştır.

Gerçek anlamda sulandırma, bir markanın farklı mal veya hizmetlerde kullanılması sonucu markanın satış gücünün azalması ve markanın kimliğinin kaybolması durumunu ifade ederken lekeleyerek sulandırma ise, ünlü marka ile sulandırılan marka arasındaki benzerlikten doğan ve ünlü markanın itibarının zarar görmesine sebebiyet veren ilişkilendirme neticesinde markanın zarar görmesi hali olarak karşımıza çıkmaktadır.

İşbu düzenlemeler ile markaların ayırt edici karakterinin ve itibarını koruması amaçlanmakta olup marka sahiplerine markalarını etkili bir şekilde koruma imkânı sunulduğundan marka sahiplerinin haklarını korumak ve marka değerlerini sürdürmek açısından oldukça önemli olduğu söylenebilecektir

Yazarlar

Gökçe Ergün

Gökçe Ergün

Avukat

Yaren Türe

Yaren Türe

Avukat