Ara
Close this search box.
Ara
Close this search box.

,

Aralık 21, 2023

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (“EYT”)Bakımından Tazminat Hesaplamaları

GİRİŞ VE EYT KAVRAMI

  1. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (“EYT”) Uygulaması Hakkında” isimli yazımız içerisinde de belirtmiş olduğumuz üzere emeklilik kavramsal olarak yaş, kıdem, prim günü, maluliyet ve benzeri sebeplerle iş ve profesyonel hayatın sonlanması anlamına gelmekle birlikte sigorta başlangıç tarihi 9 Eylül 1999 öncesine ait olan ve emeklilik için aranan diğer şartlara sahip olsa bile yaş şartını taşımayanlar EYT’liler grubunu oluşturmaktadır. 
  2. Bu noktada her ne kadar  03 Mart  2023 tarih ve 32121 sayılı Resmi Gazete’nin yayımı ile EYT’lilere ilişkin olarak 08 Eylül 1999 ve öncesinde sigorta girişi yapılan çalışanlar bakımından prim gün sayısı ve çalışma süresinin dolduğu durumlarda emekli aylığına hak kazanabileceği şeklinde yapılan düzenleme yürürlüğe girmişse de günümüz ekonomik koşulları göz önünde bulundurulduğunda EYT’liler açısından önem arz eden bir diğer önemli husus olan emekli olduktan sonra çalışmaya devam eden çalışanların tazminat hesaplamalarının ne şekilde yapılacağı sorusu ön plana çıkmaktadır. 
  3. Nitekim tazminat hesaplamalarına ilişkin olarak;
  • Emekli olan bir çalışanın emeklilik tarihi sonrasında da çalışmaya devam etmesi halinde emeklilik tarihine kadar olan çalışmaları ne şekilde değerlendirilecektir?
  • Kıdem tazminatı şartlarını karşılayan ancak buna rağmen kıdem tazminatı alınmadan emekli olunması durumunda tazminat hesaplaması ne şekilde gerçekleştiriliyor?
  • Yine emeklilik öncesi kıdem tazminatı almadan çalışmaya devam eden çalışanlar bakımından emekliliğe hak kazanım sonrasında istifa veya iş verenin haklı sebeple iş ilişkisini sonlandırılması halinde tazminat ne şekilde hesaplanacak?
  • Emeklilik sırasında ödenmeyen kıdem tazminatı zamanaşımına tabii mi?

şeklinde birden fazla ihtimal mevcut olmakla birlikte söz konusu soruların açıklığa kavuşturulması herhangi bir hak kaybının önüne geçilebilmesi adına oldukça önemlidir. 

  • Bu kapsamda işbu makale kapsamında yukarıda yazılı sorular cevaplandırılarak EYT ve EYT kapsamında kıdem tazminatına ilişkin açıkta kaldığı düşünülen noktalara değinilecek ve özellikle emeklilik sonrası çalışmaya devam edenler bakımından ortaya çıkan sorulara ilişkin cevaplar değerlendirilecektir. 

EMEKLİLİK SONRASI ÇALIŞMAYA DEVAM EDİLMESİ HALİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

  1. Bilindiği üzere teamül halini almış Yüksek Mahkeme kararları uyarınca emekliliğe hak kazanan ve emeklilik sebebiyle çalışma hayatını neticelendiren ve kıdem tazminatı ödemesi yapılan çalışanlar bakımından önceki iş ilişkisinin emeklilik ve kıdem tazminatı ödemeleri sebebiyle tamamlanmış olduğu kabul edilmekle birlikte tarafların iş ilişkisinin devamı yönünde iradelerini ortaya koymaları halinde ise artık yeni ve bağımsız bir çalışmanın başladığından bahsedilecektir. 
  2. Dolayısıyla iş ilişkisinin bu şekilde devam etmesine karar verilmesi ile kıdem tazminatının hesaplanmasında artık tüm hizmet süresi değil ancak tarafların yeniden iradelerini ortaya koydukları tarihin esas alınması gerekmektedir.
  3. Nitekim Yargıtay’ın 21.04.2022 tarih, 2022/4207 E. ve 2022/5074 K. sayılı kararı içerisinde de;

Davacı, 26.08.2008 tarihinde emekli olmuş, emeklilik nedeniyle kendisine 16.355,01 TL kıdem tazminatı ödenmiştir. Davacının bu tarih itibariyle kıdem tazminatının eksik ödendiğine ilişkin iddiası bulunmamaktadır. Davacı işçi emeklilik sonrasında davalı işyerinde yeniden işe başlamış ve fesih tarihi olan 24.10.2018 tarihine kadar çalışmıştır. 

Emeklilik sonrasında ödenen kıdem tazminatının eksik ödendiği iddiası bulunmadığına göre emeklilik öncesi dönem tasfiye edilmiştir. Emeklilik sonrası dönemin ise önceki dönemden bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken yeni bir çalışma dönemidir. Buna göre, kıdem tazminatı hesabı bakımından sadece ikinci dönem çalışması esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken tüm dönem üzerinden değerlendirme yapılıp emeklilikte ödenen miktarın faizi ile birlikte mahsubu ile yetinilmesi hatalıdır.”

şeklinde bu duruma işaret edilmiş ve;

  1. Emeklilik öncesi döneme ilişkin olarak eksik kıdem tazminatı iddiasının bulunmamasının bu döneme ilişkin kıdem tazminatının tam ödendiğine karine oluşturduğu ve işbu dönemin artık tasfiye edildiği,
  2.  Emeklilik sonrası yapılan çalışmalar kapsamında hesaplanacak kıdem tazminatının tüm dönem üzerinden değil önceki dönemden bağımsız olarak değerlendirilmesinin gerektiği

açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla emeklilik sonrası çalışmaya devam edenler bakımından kıdem tazminatı hesaplaması yapılırken önceki dönemlerin hesaba katılmayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. 

KIDEM TAZMİNATININ EKSİK ÖDENMESİ VEYA HİÇ ALINMAMIŞ OLMASI HALİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

  1. Emeklilik sonrasına ilişkin olarak öne çıkan bir diğer önemli durum ise kıdem tazminatının emeklilik öncesi eksik ödenmesi veya hiç alınamamış olması durumunda ne yapılacağıdır. Bu noktada emeklilik sebebiyle sona eren iş ilişkisi kapsamında eksik veya hiç ödeme yapılmamış olması halinde kıdem tazminatının yeniden hesaplanması ve eksik ödeme halinde yapılan ödemenin hesaplanan söz konusu tazminat tutarından mahsup edilmesi veya hiçbir ödeme yapılmamış ise yeniden hesaplanan tutarın tazminat bedeli olarak hak sahibine ödenmesi gerekmektedir.
  2. Yine Yargıtay’ın önüne gelen bir dosya kapsamında benzer bir durum ortaya çıkmış ve Yargıtay’ın 19.12.2019 tarih, 2016/5826 E. ve 2019/22774 K. sayılı kararı içerisinde söz konusu duruma ilişkin olarak;

“Emeklilikle sona eren ilk dönem çalışması sonrasında davalı işveren kayıtlardaki ücreti esas alarak kıdem tazminatı ödemesi yapmıştır ancak kıdeme esas ücretin tespitinde ilavesi gereken sefer primi katılmadığı için davacının ilk dönem sonundaki kıdem tazminatı eksik ödenmiştir. Mahkemece yapılacak iş, emeklilikle sona eren ilk dönem için o tarihteki son ücret üzerinden kıdem tazminatını hesaplatıp ödenen düşüldükten sonra varsa bakiyesi için ilk fesih tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar vermek, ayrıca ikinci dönem için bağımsız hesap yaptırıp bu dönem için ödeme söz konusu olmadan da belirlenecek kıdem tazminatını ikinci fesih tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ayrıca hüküm altına almaktır.”

şeklinde değerlendirmeler gerçekleştirilmiş ve yukarıda belirtildiği üzere kıdem tazminatı bedelinin tekrar hesaplanmasının ve eksik kalan tutarların ödenen tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla söz konusu bedellerin eksik veya hiç ödenmemiş olması durumlarında;

  1. Kıdem tazminatı tutarının yeniden ve tüm ilk çalışma dönemini kapsayacak şekilde hesaplanması
  2. Yapılan hesaplama neticesinde eksik kalan ödemelerin yapılan ödemelerden mahsup edilmesi veya hiç ödenmemiş tutarın dayeniden hesaplanan bedel üzerinden tamamen ödenmesi 

gerektiği Yüksek Mahkeme kararları ile de sabit olduğundan herhangi bir hak kaybının yaşanmaması adına işbu hususlara özen gösterilmesi oldukça önem arz etmektedir. 

EMEKLİLİK ÖNCESİ KIDEM TAZMİNATI ALINMAKSIZIN ÇALIŞMAYA DEVAM EDİLMESİ VE EMEKLİLİK SONRASINDA İSTİFA VEYA HAKLI NEDENLE İŞ AKDİNİN FESHEDİLMESİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 

  1. Bir diğer önemli nokta ise emekliliğe hak kazanılmadan önceki dönemlerde kıdem tazminatı alınmaksızın çalışmaya devam edilmesi ve emeklilik sonrasında istifa veya haklı nedenle iş akdinin feshi durumlarının ortaya çıkması halinde ne olacağı sorusudur. Bu durumda çalışanlar bakımından emekli olunan tarihteki maaş tutarı ile kıdem süresinin esas alınması ve kıdem tazminatının bu tarihten itibaren hesaplanması gerekmektedir. 
  2. Dolayısıyla bu durumda kıdem tazminatı hesaplaması çalışanın istifa ettiği tarihte değil emekli olunan tarih esas alınarak gerçekleştirilecek olup emeklilik öncesi dönem için olan hakedişler ise istifa nedeniyle sona ermeyecektir. Çalışanın emeklilik sonrası çalışmaya devam ettiği ve bu dönem içerisinde iş akdinin işverenin haklı sebeple feshine yol açılmış olunması durumunda da istifa ile benzer şekilde ödenmeyen kıdem tazminatının iş akdi haklı nedenle feshedilmiş olmasına rağmen ödenmesi gerecektir.

ZAMANAŞIMI SÜRESİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

  1. Çalışanın emekliliğe hak kazanması ancak işbu kazanıma rağmen kendisine kıdem tazminatı ödenmemesi durumunda zamanaşımı ne şekilde işleyecektir sorusu da cevaplandırılması gereken bir diğer önem soru olarak karşımıza çıkmaktadır. 
  2. Bilindiği üzere 4857 sayılı İş Kanunu (“Kanun”) genel itibarıyla işçilik alacakları bakımından zamanaşımını, bazı özel düzenlemeler hariç olmak üzere, 10 yıl olarak düzenlemiş olup kıdem tazminatına uygulanacak zamanaşımı ise Kanun’da yapılan 12.10.2017 tarihli değişiklik ile 5 yıla düşürülmüştür.
  3. Bu kapsamda kıdem tazminatına uygulanacak zamanaşımı süresi ise işbu tazminata hak kazanılan iş akdinin sona erdiği tarih itibarıyla başlayacak ve zamanaşımı süresi olan 5 yılın dolmasıyla işbu alacak zamanaşımına uğrayacaktır. Bu bakımdan emekliliğe hak kazanan ve bu sebeple iş akdini sonlandıran ancak kıdem tazminatı ödenmeksizin çalışmaya devam eden çalışanlar için söz konusu zamanaşımı süresi emekliliğe hak kazanılan tarihten itibaren 5 yılın dolması ile tamamlanacak ve kıdem tazminatı bu yönüyle zamanaşımına uğramış olacaktır. 

SONUÇ

Sonuç olarak EYT’liler bakımından oldukça önem arz eden kıdem tazminatı hesaplamalarının hangi dönemden itibaren, ne şekilde ve hangi koşullarda yapılacağının tespitinin dikkatli bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup işbu hesaplamalar yapılırken ise zamanaşımı sürelerinin göz önünde bulundurulması ve söz konusu süreye riayet edilerek olası hak kayıplarının önüne geçilmesi halihazırda kazanılmış bir hakkın kaybına yol açılmaması adına dikkate alınması gereken en önemli unsurlardan biri olarak kendisini göstermektedir. 

Saygılarımızla,

Kılınç Hukuk ve Danışmanlık

Yazarlar

Mevra Baran Akkoyun

Mevra Baran Akkoyun

Kıdemli Avukat

Batu Uslu

Batu Uslu

Avukat